ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
31,6002
EURO
34,3135
ALTIN
2.149,42
BIST
8.948,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
10°C
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Çarşamba Az Bulutlu
13°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C
Cuma Az Bulutlu
9°C
Cumartesi Az Bulutlu
12°C

Tiryaki Hasan Paşa’nın EFSANEVİ KANİJE Müdafası

Tiryaki Hasan Paşa’nın EFSANEVİ  KANİJE Müdafası
 
27.07.2018
1.732
A+
A-

Tiryaki Hasan Paşa’nın EFSANEVİ KANİJE Müdafası

 

                Strateji ve taktik dehası olan Paşa Baba lakaplı Tiryaki Hasan Paşa elindeki 5000 kişilik ordu ile, kanije kalesini kuşatan 50000 kişilik ordu olan  Avusturya yönetiminde ki Hasburg ordusunu nasıl yendi.

Geçmiş tarihimize baktığımız zaman nice azların çoklara galip geldiği görmüşüzdür, bunun temelinde ise Tiryaki Hasan Paşanın da dediği gibi sabır, sebat, birlikte hareket ve kumandanlara itaatten geçen. Buda Türk milletine has bir ruhtur diyerek olaya girelim.

Kanije müdafaası 1593 -1606 yılları arasında yaşanan Avusturya Osmanlı savaşına denk gelmektedir. Hasburg ordusunun 73 gün boyunca kanije  kalesini kuşatmasını ve de Tiryaki Hasan Paşanın  ilk başlarda savunma, sonrada taarruz yaparak kazandığı zaferi anlatmaktadır.

Tiryaki Hasan Paşaya kanije kalesi 1600 yılında fethedilip beyler beyliği haline getirildiğinde verilmiştir. Bu olayı sindiremeyen Avusturya bir yıl sonra yanına alman, İtalyan, Fransız, macar ve papa gönüllülerini  de alarak 50000 kişilik ordu ile kanije kalesini kuşatmıştır. Artık takvim 1601 yılını ve 9 eylülü göstermektedir. Hasburg ordusu yanlarında getirdiği 42 büyük topla surları dövmeye başlar. Tüm bunlara rağmen Tiryaki Hasan Paşanın elinde 5000 asker, sınırlı sayıda top, mühimmat ve yiyecek vardır. Normal şartlar altında baktığımız da   Tiryaki Hasan Paşanın hiçte şansı yokmuş ve köşeye sıkışmış gibi görülmektedir. İşte bu sırada paşa baba lakaplı Tiryaki Hasan Paşanın üstün savaş stratejileri meydana çıkmaktadır.

Kuşatma başlamıştır artık hasburg ordusu günlük 1500 civarında gülle atarak surlarda büyük 

gedikler açmayı başarmıştır. Osmanlı ordusu ise mümkün mertebe bu gedikleri kapatmak için canla başla çalışmakta idiler.  Bu durumda çok fazla dayanamayacağını düşünmüş olmalı ki paşa baba , veziri azama elçi göndermiştir.  Fakat veziri azamdan beklediği cevabı ve yardımı bulamayan Paşa Baba artık düşmanla tek başına kalmıştır lakin askerlerine hiçbir şey hissettirememiştir.

Günler geçtikçe düşman ordusu baskısını arttırıp tüm gücüyle kaleyi ele geçirmeye çalışıyordu. Osmanlı askerleri ise az bir zayiat ile tüm bu saldırıları püskürtüyorlardı püskürtmesine ama ellerinde çok az sayıda mühimmat, yiyecek ve su kalmıştı. Tüm şiddetli saldırılara rağmen 1 aydır Tiryaki Hasan Paşa ve emrindeki askerleri ile geçlerini gündüzlerine katarak kaleyi savunmaya devam ediyorlardı. Habsburg ordusu açtığı gediklerden geçmek için nehir üzerine köprü kurmuşlardı.  Eğer o köprüden düşman ordusu içeri sızarsa Paşa Baba için her şeyin sonu gelmiş demekti. Bunu bilen paşa baba gece olduğunda gözü pek askerleri içerisinden özenle seçmiş olduğu askerlerini gizlice göndererek gecenin karanlığından da faydalanarak köprüyü yaktırmıştır.  Bunu  üzerine günler sonra hasburg ordusu günlerce süren uğraş sonucunda yeni bir köprü inşaa etmişlerdir. O köprüyü de paşa baba çengelli iplerle içeriye çektirmiştir. Buna çok sinirlenen hasburg ordusu ellerindeki tüm toplarla yeniden surlara yüklenmeye başladı ve çatışmalar yeniden şiddetlenmiş ve düşman ordusu dahada kaleye yaklaşmışlardı. Yaklaşan hasburg ordusuna sadece tüfekle ateş edilmesini, kesinlikle top atışı yapılmamasını emretmişti paşa baba ve tüm askerleri bu durum karşısında şaşırıp kalmışlardı neden di acaba. Askerlerin anlayamadığı bu durumu düşman ordusu tam da paşa babanın istediği gibi anladılar. Yani kale içerisindeki cephanenin bittiğini düşündürmek ve düşman ordusunun daha da yakınlaşmasını istemişti paşa baba ve de tam istediği gibi olmuştu. Düşman ordusu bunu bir fırsat bilerek top yekün hücuma geçti geçmesine ama çok büyük bir sürpriz onları bekliyordu. Düşman ordusu toplu hücuma geçmiş son bitirici darbeyi vuracaklarını sanarken iyice yaklaştılar ve paşa baba elindeki 100 topa birden ateş emrini verdi. Bu akıl dolu strateji sayesinde 18 bin civarı hasburg ordusuna bağlı asker öldürülmüş  ve 100’lerceside esir alınmıştı. Lakin Hasburg ordusu çok kalabalık olmasından dolayı gene üstünlük onlarda idi. 1. Stratejisinde başarılı olan Tiryaki Hasan Paşa artık 2. Stratejisi olan psikolojik stratejiye geçmişti.

Şimdi ise 100’lerce çuvala kum doldurtarak onları istifletmiş ve üslerini cephane ve erzakla kapattırmıştı, dışardan bakıldığında yıllarca yetecek kadar erzak ve mühimmat var gibi gözükmesini sağlamıştı. Şimdi ise olayın 2. Bölümüne geçilme zamanıydı artık bu hazırlamış olduğu cephane ve erzak deposu esir tuttuğu düşman askerlerine göstererek onların direncini kırmayı amaçlamıştı. En sevdiği kumandanını yanına çağırarak ona gizli bir görev verdi paşa baba askerine Avusturya yanlısı bir asker gibi görünerek esirleri gizlice bırakmasını söyledi, bu sayede cephane ve iaşe haberi düşman tarafına kolay bir şekilde iletilecekti.

Düşündüğü gibi de oldu düşman askerleri komutanlarına gelerek yıllarca yetecek ellerinde erzak ve mühimmat olduğunu söyleyerek tüm düşman askerlerinin morallerinin bozulmasını istemeyerek te olsa sağlamışlardı. Bu sayede tiryaki babanın 2 stratejisi de vuku bulmuştu. Lakin savaş devam ediyor ve artık cephane ve iaşe hatırı sayılır derecede  azalmış ve bitmek üzereydi. Morali bozulan hasburg ordusu tam gevşemeye başlıyordu ki Belgrad’ın düşman eline geçmesi ile hasburg ordusuna, Arşüdük matyasında askerleriyle katılmasıyla Avusturya ordusu tazelenmiş ve kendinde güçlü bir kuvvet ve umut bulmuştur. Bundan kuvvet bulan hasburg ordusu tekrar tekrar saldırdı kaleye lakin her seferinde paşa babanın akıl dolu savunmalarıyla karşılaşıp büyük kayıplar vererek çekilmek zorunda kaldı.

Kuşatmanın uzaması ile beraber ortalık harabeye dönmüş o ihtişamlı haleden eser kalmamıştı. İaşe ve cephane desen ha bitti ha bitecekti. Bundan dolayı tek bir kurşun bile boşa harcanmayarak ve öğünler azaltılarak birkaç gün daha idare edilmeye çalışılıyordu.  Tüm bu olumsuzluklara rağmen moraller yüksekti, paşa baba demişlerdi bir kere Tiryaki Hasan Paşa ya o ne yapar ne eder bu açmazdan çıkarırdı onları. Ondan dolayı da paşa babalarının etrafında kenetleniyorlar ve paşa babaları ne derse harfiyen uyuyorlardı.

Hasan paşa en sevdiği komutanına bir kez daha görev verdi, gizlice bırakılan esirlerden kalanlarında gizlice bırakılmasını ve yakında çok büyük bir Osmanlı ordusunun yardıma geleceğini fısıltısını da söyleyerek gönderdi tüm esirleri.  Kendi hatlarına geçen esirler bu haberi hemen kumandanlarına yetiştirdi. Kumandanı bu durum karşısında şaşırmış bir hal içerisindeydi, gene haber tüm orduya yayıldı ve ordu tedirgin olmaya başladı. Müttefik kuvvetler tedirginlik içerisinde iken paşa baba mehter çaldırarak sanki güzel bir haberi kutluyormuş edası veriyordu.

Artık cephanelerin ve iaşelerin sonuna gelen paşa baba son bir hamle ile taarruz yapacaktı. Ya şehit olacaklardı yada düşman ordusunu perişan edeceklerdi. Emrinde kalan 3 bin askere düşmana belli etmeden gece taarruz için hazır olmalarını emretti. Artık gece olmuş ortalık zifiri karanlık bir hal almıştı. Son kalan güllerini de yükletti toplara hasan paşa ve ateş emrini, ellerinde son kalan gülleler düşmanın başına yağmur gibi yağarken, 3 bin kişilik ordusunun başına geçerek hücum emrini verdi ve düşmanın üzerine doğru amansız, korkusuz bir aslan gibi atladı. Düşman ordusu ise neye uğradığını şaşırdı ve esirlerin bahsettiği o büyük yardımın geldiğini düşünerek amansız bir şekilde kaçışmaya başladılar.

Artık düşman hattı hasan paşanın eline geçmiş düşmanların büyük çoğunluğu öldürülmüş ve geriye kalanları ise kaçmıştı.

Akıl dolu stratejileriyle hasan paşa düşmana galip gelmiş ve kuşatmayı kaldırmış ve düşman ağır bir zayiat verdirmişti. Bunu duyan padişah hasan paşayı vezirlik rütbesine yükseltmiş ve hiç kimseye tanımadığı bir ayrıcalık olan haslar, murassa kılıç, muhteşem şekilde donatılmış üç hilali sancak ve taht-ı hümayun hediye etmiştir. Alışılmışın dışında olan bu durum tarihe Kanije Kalesinin de ki komutan Tiryaki Hasan Paşanın eseri olarak yazılmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Adana escort Alanya escort Anadolu yakası escort Ankara escort Antalya escort Ataköy escort Avcılar escort Avrupa yakası escort Bahçelievler escort Bahçeşehir escort Bakırköy escort Beşiktaş escort Beylikdüzü escort Bodrum escort Bursa escort Denizli escort Esenyurt escort Eskişehir escort Etiler escort Fatih escort Gaziantep escort Halkalı escort İstanbul escort İzmir escort İzmit escort Kadıköy escort Kartal escort Kayseri escort Kocaeli escort Konya escort Kurtköy escort Kuşadası escort Kocaeli escort Kurtköy escort Maltepe escort Malatya escort Mecidiyeköy escort Mersin escort Nişantaşı escort Pendik escort Samsun escort Şirievler escort Şişli escort Taksim escort Ümraniye escort